Free Web space and hosting from 4t.com
Search the Web




 
 

HER ŞEYİN BİR BEDELİ VAR
HER BEDAVANIN DA...

Evet bedava sandığımız herşey için bir bedel ödüyoruz. Bu dünyada, doğanın sunduklarından başka herşeyin bir bedeli var. Bu siteyi 5 yıldan fazla bir zamandır bedelsiz servis sağlayıcılardan yararlanarak yayınlıyorum. Doğal olarak hem trafiği sınırlı hem de etrafı reklam bannerleriyle dolu. Bir de ilan panomuz vardı yine ücretsiz (!) tarifeden. Sonra baktım ki müzikle ilgili ilanlar yerine sürekli spamlar ekleniyor. Haydi bu ilanlar doğru düzgün olsa neyse, sineye çekeriz. Ancak olay pornografiye dönünce ilan sayfasını iptal etmek zorunda kaldım. Yakında bu sayfaların sağında solunda da pornografik ilanlar görünürse o zaman siteyi de yayından kaldırırım herhalde.  Aslında bizimki gibi amatör bir sitenin internette yayını için yıllık 100 Dolar seviyesinde bir bedeli oluyor. Bunun içinde domain ismi ve hosting yapan firmanın server bedeli dahil. Ama ne yazık ki bu  bile fazla geliyor kimi zaman. O nedenle gün geçmiyor ki düzenli olarak izlediğiniz pekçok  sitenin "404 found error"  verdiğini görüyoruz. 

Bütün bunların yanında kanımca daha önemli olan nokta bir sitenin yükünü, işletmesini, trafiğini yürütebilmek. Yaşamın koşturmacası yanında hobi olarak site işletimini sürdürmek gerçekten zor. Sürekli olarak yeni bir şeyleri sayfalarınızda sunamıyorsanız olmuyor. Ziyaretçi siteyi her açtığında farklı ve yeni bir şeyler bulamayınca, bir süre sonra uzaklaşıyor doğal olarak. 

Muska, müzikle uğraşmakta direnen iki geçkin adamın ısrarı, inadı, saplantısı, aynası oldu yıllarca. Ama hafiften kenara çekilmenin de zamanı geldi sanırız. Bu gerekçeyle sayfayı sanal alemin akıntılı kollarında kaderine salıyoruz. 

Birgün rastgele bu sayfalara ulaşırsanız içerde müzikle ilgilenmiş birkaç kişinin öyküsünü, sevdiğimiz guruplarla ilgili birkaç makaleyi, müzik teknikleriyle ilgili orta halli birkaç yazıyı bulabilirsiniz. 

Ama müzikseverlere iki çift sözümüz  var. Ekabir takımı (ille de bunları işaret etmeye gerek yok) "piyasada kendini bilmez, ne idüğü belirsiz bir sürü adam müzik yaptığını sanıyor" gibilerinden orada burada laf sıkıyorlar. 
Allah aşkına takmayın bunları. Elinizde tek telli mandolin bile olsa, onunla aklınızdaki ve ruhunuzdaki ezgileri çevrenizle paylaşmaya devam edin. Sektör dediğin böyle gelişir. Müzisyen böyle yetişir, dinleyicilerin kulağı da farklı şeyler duymayı ve hazmetmeyi öğrenir. Olanağınız varsa gidip enstruman, nota veya şan dersleri alın. Yoksa da içinizden geldiği gibi müziğinizi yapın. Müziğin iyisi kötüsü olmaz. Farklı duyguların farklı tarzlarda dışavurumu vardır ancak. Bugün iyi müzik diye tanımlanan (!) klasik müzik, paylaşımcı olmaması yüzünden salonlara sıkışıp kaldı. Hiçbir kurala ait olmayan sessionlar ise hem dinleyici, hem de icracıları keyiften uçuruyor. Yani ıslık çalabiliyorsanız ıslık çalın.  Ama memleketimize ait renkleri de bir tarafa atmayın. Sadece batının müziğine sıkışıp kalmayın. Müzikte tek ses- çok ses olayına bırakın akademisyenler takılsın. 
Tarihin aklında kalan ezgiler her zaman paylaşılabilen şarkılar, türkülerdir. 
Müzik paylaşılınca güzeldir...
Elinizden enstruman, dudağınızdan ezgileriniz eksik olmasın.  

TORANAGA VE BÜYÜKBABA

 


HARARETLE TAVSİYE EDİLİR
Gitarın tellerine penayı ilk dokunduruşumdan bu yana, benim gibi olanları bir arada görmek, buluşmak, buluşturmak,
düşüncelerimizi paylaşmak isteği sürekli kafamdaydı. Hatta 1990'lı yılların başında, ortalarda bu kadar çok prova stüdyosu yokken tek hedefim müzisyenleri bodrum köşelerinden ve kömürlüklerden kurtaracak bir prova stüdyosu kurmaktı. Yurt dışında biriktirdiğim ne varsa varımı yoğumu müzik aletlerine yatırdım ve aletleri sırtlanıp memlekete döndüm. Ankara'da aylarca uygun mekan aradık arkadaşlarla. Mekan olarak bize yine bodrum katlarını gösterdiler ya da gürültü olur diye kiraya vermediler. Aletler elimizde öylece kalakaldık. Olmadı yani anlayacağınız. Ama bu hayal hep aklımın bir köşesinde zamanını bekliyor. Yıllar sonra rastlantı eseri bir arkadaş aracılığıyla, yukarıda logosunu gördüğünüz forum alanını buldum. Müzikle amatör ya da profesyonel bir şekilde uğraşanların buluşup birbirlerine düşüncelerini aktardığı çok düzeyli bir forum alanı burası. Hiç kimse burnubüyüklük taslamıyor. Ne biliyorlarsa paylaşıyorlar. Aklı ve eli bir şekilde müzikten geçen; ya da benim gibi geçmiş olanlara derin bir şekilde tavsiye ediyorum. Umarım bir gün bu oluşum, insanları sanal ortamdan dışarı çekerek gerçeklik ortamında buluşturur.   

Mahcem'in Virüs Müsic Production sahiplerinden Ümit Kuzer ve Martin Cru Spencer ile yaptığı röportajda, Ümit'in şu değerlendirmesinin altını çizmek istiyorum : "Öncelikle Türkiye'de taklitçi yapıdan bir an önce kurtulup kendi içinden çıkardığımız değerlere öncelik vermemiz gerekiyor. Genelde yapımcıların bize geldiklerinde söyledikleri "elimizde bir sanatçı var, dışarıda şöyle birşey var, dünyada patladı iyi satıyor, bize de aynısından yap" doğrultusunda. Oysa eğer dünya piyasasında bir yer edinmek istiyorsak önce kendi sanatçılarımızın içinden gelene ses ve değer vermeliyiz ki dışarıya çıktığımızda sırtımızı dayayabileceğimiz sağlam bir duvarımız olsun. Zira taklitler aslını yaşatır, o yüzden bizim yaptığımız taklidin bir değeri olmuyor. Onların elinde orijinali var zaten, bizim taklidimizi kim ne yapsın? Orijinalin buradaki yansımasından öteye gitmiyor. Belki biraz tiraj yapıyor, özenti insanların ilgisini çekiyor o kadar."


ÜLKEMİZDE MÜZİK AKADEMİSİ

Batı standartlarında geniş kapsamlı eğitim veren; çağdaş müzisyenin ihtiyaç duyacağı tüm bilgi ve becerileri kazandırmayı amaçlayan Modern Müzik Akademisi açıldı. MMA’da kendini geliştirmek isteyen profesyonellerin ya da boş zamanlarını müzikle değerlendirmek isteyen amatörlerin hatta yeni başlayanların ihtiyaçlarına karşılık verecek, birbirinden çeşitli sertifika programları, kurslar ve atölyeler sunulmaktadır.Pop, rock, blues, caz ve benzeri modern müzik tarzlarında Gitar, Bas, Davul, Tuşlu Çalgılar, Vokal, Ses Teknolojileri ve Müzik Prodüksiyonu bölümleri ile eğitim veren MMA’nın kadrosunda Kamil ÖZLER, Nezih YEŞİLNİL, Cem AKSEL, Baki DUYARLAR, Ayşe TÜTÜNCÜ, Serdar ÖZTOP, Meltem TAŞKIRAN, Bora USLUSOY, Serhat ERSÖZ, Mehmet Şenol ŞİŞLİ, Şevket AKINCI gibi ülkemizin önde gelen müzisyenleri yer alıyor. Toplam 1000 m2’lik alan üzerine kurulu olan bu yeni müzik okulunda profesyonel ses izolasyonu yapılmış tam donanımlı üç stüdyo/derslik ayrıca konser salonu ve Yamaha/Steinberg tarafından geliştirilen mLan kayıt sistemlerinin kullanıldığı profesyonel kayıt stüdyosu bulunmaktadır.Şubat ayında Avustralyalı fusion gitaristi Frank GAMBALE’nin atölye çalışması Yamaha-Europe ve MMA tarafından ortaklaşa gerçekleştirilmiştir. MMA’da atölye çalışması yapmış sanatçılardan bazıları şunlardır:  müzik prodüksiyon ekipmanları uzmanı Dimitri METZELTIN; Amerikalı trompetçi-Virginia Commonwealth Universitesi’nden Doçent Dr. Rex RICHARDSON, ülkemizin önde gelen caz gitaristlerinden Neşet RUACAN, ülkemizin önde gelen davulcularından Volkan OKTEM, ülkemizin önde gelen bas gitaristlerinden Eylem PELIT, ülkemizin önde gelen caz davulcularından Cem AKSEL, dünyanın en iyi birkaç latin perküsyoncusundan biri olarak gösterilen Luis CONTE, stüdyo gitaristi Nurkan RENDA… MMA konser salonu 16 Eylül’de KKTC’den fusion gitaristimiz Okan ERSAN’ın seminerlerine ve 20 Eylül’de ise Japon davulcu Akira JIMBO’nun atölye çalışmasına ev sahipliği yapacaktır.

Diğer bilgiler için lütfen web sitemizi ziyaret ediniz: www.mma.gen.tr


MÜZİK TASARIM BÖLÜMÜ
Türkiye’nin sürekli büyüyen ve gelişen müzik endüstrisi, dinleyiciye alışılmışın dışında tınılar ve tarzlar sunabilecek yaratıcı yaklaşımlara duyulan ihtiyacı da artırıyor. İşte bu ihtiyaca karşılık verebilmek amacıyla, Galatasaray İletişim Teknolojileri Müzik Akademisi bünyesinde bir Müzik Tasarım Bölümü açıldı.Misyonu “teknolojiye hakim müzisyen ve müziğe hakim teknisyen yetiştirmek” olarak özetlenen bölüm, öğrencilere müzik teorisi ve teknolojisi konusunda verilecek yoğun eğitimi, müzik endüstrisinin önde gelen kuruluşlarında sağlanacak staj olanaklarıyla da destekleyerek, mezunlarını çalışma hayatına en iyi biçimde hazırlamayı hedefliyor.Müzik Tasarım Bölümü’nün başkanlığını Doruk Somunkıran üstlendi. Somunkıran, müzik eğitimini Amerika Birleşik Devletleri’nde Berklee College of Music’te yaptıktan sonra yine Amerika’da kurduğu bir şirket aracılığıyla reklam müzikleri ve müzik prodüksiyonu alanında çalışmış, bir süre önce de Türkiye’ye dönmüş bir müzik adamı. Somunkıran, başkanlığını üstlendiği Müzik Tasarım Bölümü ile ilgili olarak, “biz bu bölümün adını müzik bölümü koymak istemedik çünkü burada bilindik anlamda enstrüman eğitimi ve müzik teorisi üzerine değil, müziğin besteden başlayarak tamamlanmış albüme giden yolculuğunda geçirdiği serüven üzerine yoğunlaşmak istiyoruz. Mezunlarımızın bu serüvene hangi noktada olursa olsun profesyonel düzeyde katkıda bulunabilecek şekilde yetişmelerini hedefliyoruz” dedi.

Müzik Tasarım Bölümü için kayıtlar başladı. Daha fazla bilgi www.galatasarayitm.com.tr sitesinden ya da 0 (212) 244 0 333 numaralı telefondan alınabilir.

tkozan@gmx.net

 




 

Baba Sayfa
Önyazı
Muska
Makaleler
Dosya
Sütüdyo
Alet-Edevat

 

Hazırlayan

T O R A N A G A
BÜYÜKBABA

tkozan@gmx.net

 

 

En iyi 1024-768 çözünürlükte izlenir.