|
Merhaba müzik dostları,
Müziklerinizi üretirken ve sunuma hazırlarken, evde kendi kendinize
çok amatör veya yarı-profesyonel kayıtlar yaparken işinize
yarayacak bilgileri aktarmaya devam ediyoruz. Aslında bu
bilgileri internette ingilizce olarak hazırlanmış müzik
sayfalarında bulabilirsiniz. Ama en başında dedik ya türkçe
bir literatür hazırlamak istiyoruz diye. İşte bu yazılar da
damlaya damlaya göl olur birgün elbet.
Bu yazı kayıt (recording) üzerine bir takım ip ucu bilgiler içeriyor.
Umarım işinize yarar.
Kayıt işlemini şöyle tanımlayabiliriz: İşlenmiş bir sesi
herhangi bir kayıt ortamına (bant, cd, zip drive, hard disk,
floppy disk v.b.) aktarmak. Bu işlemin doğru olarak yapılması
o kadar önemli ki, tarihe geçecek çalışmanızın fark
edilmemesini veya sıradan bir besteyi dünya çapında popüler
olmasını sağlayabilir.
Cihazlar, bunların doğru ayarlanması, parçanın mikslenirken kullanılan
monitörlerin ses şiddetine kadar pek çok faktör kayıt işlemini
temelden etkiler. Aşağıda vereceğimiz bazı ip uçları ile
kayıtlarınızı belki biraz daha iyi yapabilirsiniz. Ya da bu
bilgiler ışığında kendi yöntemlerinize ulaşabilirsiniz.
Buyrun bakalım...
Evde yapılan kayıtlarla, stüdyoda yapılan kayıtlar arasındaki en büyük
fark kayıt kanallarının sayısıdır. Ev kayıtlarında
genellikle 4-8 kanallı kayıt sistemleri kullanabilirken, stüdyoda
bu sayı 24-32 kanal ve üstüne çıkmaktadır. Son dönemde
16-24 kanallı ev tipi digital kayıt+mikser üniteleri piyasaya sürüldü
ama henüz oldukça pahalılar. Özellikle piyasaya iş yapan yarı-profesyonel
müzisyenler bu sistemleri evlerinde kullanıyor. Bilgisayar
teknolojisiyle artık iç içe geçmiş olan digital sistemlerle
ilgili bilgileri de sizlere sunmaya çalışacağız.
Az sayıda kayıt kanalınızın varsa son mixinizi yapmadan önce
enstrumanlarınızı bir
ön mix işleminden geçirmek zorunda kalırsınız. Stüdyoda ise
enstrumanlarınızı ayrı ayrı kanallara kaydedebileceğinizden,
son mixe kadar rahat rahat çalışabilirsiniz. Profesyonel stüdyolarda
kayıt yapmanın getireceği en büyük avantaj kayıt
kalitesindeki farkedilir yüksekliktir.
Dinleme/Mixleme Sınırları
Mix sırasında karşınıza sürekli çıkacak iki tür dinleme sınırı
vardır. Dinleme sınırının anlamı şudur: Kulak varolan sesi
tam anlamıyla duyamaz.
Fletcher Munson Efekti
Birinci dinleme sınırı evde veya stüdyoda yapacağınız bütün
mixlerde karşınıza çıkar. Bu sınıra Fletcher Munson Efekti
deriz.. Fletcher Munson Efekti basitçe şöyle başlar:
İnsan alçak frekansları
(bas) ve düşük ses seviyesindeki çok yüksek frekansları
(tiz) duyamaz.
İnsanoğlu genellikle 20 Hz-20 kHZ (20.000 hertz) frekans aralığındaki
sesleri duyabilir. Alçak frekans sesler (250 Hz ve altı) bas
frekanslardır. Bass Gitar ve bas seslere sahip davullar (tom tom
ve büyük davul) bu frekans sınırlarında karakterlerini ortaya
koyar. Çok yüksek frekanstaki sesler (6kHz ve üstü) tiz
frekanslardır. Zil gibi enstrumanlar bu frekans aralığında
karakteristik özelliklerini ortaya koyarlar. Vokal ve pek çok
enstruman aynı yapıdadır. Tiz frekanslar, nefes sesini içeren
vokaller gibidir. Orta frekans sesler (250 Hz - 6 kHz) ortasıra
(midrange) olarak
adlandırılır. Vokal, gitar gibi enstrumanlar karakterlerini bu
değerlerde ortaya koyarlar. Aslında hemen hemen bütün
enstrumanlarda bu frekans sınırlarında ses bulunur.
Konuşma seviyesiyle gürültülü müziğin çalınma seviyesi arasındaki
dinleme farkını karşılaştırmak gerekirse, insanoğlu düşük
seviyedeki bas frekansları 64 kez daha zor duyabilir. Çok yüksek
frekansları ise 16 kez daha zor duyabilir. Bu karşılaştırma
ortasıra’ya (midrange) göre yapılmıştır.
Bu nedenle mix yaparken kullandığınız volüm düzeyinin değişimi
yaptığınız işte büyük farklılıklar yaratacaktır. Bu
konuda bir yargıda bulunmak çok zor. Örneğin ne kadar bas miks
için doğru miktardır bir ölçüsü yok. Son dinleyiciler
bulundukları yerin koşullarına, yaptıkları işe, duygusal
hallerine göre yaptığınız son mixi farklı volümlerde
dinleyeceklerdir.
Mix hakkında bir yargıya varmanın en doğru yöntemi parçayı farklı
volümlerde dinlemektir. Parçanın doğru mixini elde etmek için
yüksek ve düşük volümlerde uç noktaların arasında
denemeler yapmalısınız. Çalışırken volümü belli bir
seviyede tutmak iyi değildir. Sesleri bir gün çok iyi algılarken,
ertesi gün berbat olduğu hissine kapılabilirsiniz.
Herhangi bir kaydı bir dakika boyunca yüksek volümde dinleyip hemen
ardından oldukça düşük volümde dinleyerek Fletcher Munson
etkisini kendi üzerinizde deneyebilirsiniz.
Mix düşük volümde dinlendiğinde basları duymakta zorluk çektiğinizi
farkedeceksiniz.
Maskeleme
İkinci dinleme sınırı 24 ya da daha fazla kanala sahip stüdyo
teknisyenlerinden çok özellikle evlerinde sınırlı kanala kayıt
yapanları etkiler. Bu dinleme sınırlamasına maskeleme denir.
Basitçe şöyle oluşur:
Benzer frekanslara sahip iki sesten birisi diğerinden azıcık yüksek
volümlü olduğunda düşük sesi duyamazsınız.
Parçanın içindeki her enstruman tek başına dinlendiğinde her
enstruman ayrı ayrı duyulur. Ama mixli halinde dinlerken
maskeleme etkisinden dolayı bazı sesleri duyamazsınız.
Enstruman bir nota çaldığında akordlanmış frekansı ve akordlanmış
frekansın katlanan dalgalarını ortaya koyar. Piyanoda orta
C’da bir A notasına basalım. Bu 440Hz de akorlanmış bir ses
oluşturur. Fakat piyano bunun yanında 880 Hz, 1320 Hz, 1760 Hz,
2200 Hz, 2640 Hz ve ötesindeki frekansların da katlanan
enerjisini ortaya koyar. Bu katlanmış enerjiler
“harmonikler” olarak adlandırılır. Değişik harmoniklerin
enerji seviyeleri enstrumanın tonunu ortaya koyar. Bu bir piyano
ve bir enstrumanın aynı
notayı farklı tonlarda ortaya koymasının temel prensibidir.
Bir enstruman diğer enstrumanlarla birlikte çalındığında bazı
harmonikler maskelenir. Bu enstrumanın tek başına
dinlenmesiyle, diğer enstrumanlarla birlikte dinlenmesi arasındaki
ses farkını yaratır.
Stüdyo teknisyenleri, ev kayıtçılarına oranla çok büyük bir
avantaja sahiptir. Çünkü onlar mix sırasında bütün
enstrumanları tek tek duyabilirler. Enstrumanın tonunu diğer
enstrumanlarla birlikte çalındığında en iyi sonucu verecek şekilde
ayarlayabilirler. Ev kayıtçıları bütün enstrumanları
kaydetmeden önce mix yapmaya kalkışırlar. Bütün enstrumanların
katılımı sağlanmadan yapılan mixten iyi sonuç alınamaz. Bu
özellikle rock gruplarında gerçekleşir; parçanın kaydından
sonra birkaç gitarın eklenmesi durumunda ortaya çıkar.
Orta dizi bir enstruman olan gitar kaydı üstüne ekleme yapılırsa,
ilk gitar kayıdının boğuk kalmasına veya zor duyulmasına yol
açar. Eklenecek yeni gitarlar
çalımları, daha önce yapılmış kayıttaki bas, vokal, synth
ve hemen hemen bütün enstrumanları örter. Bütün enstrumanlar
hep birlikte mikslenirken bunların ayarlanması oldukça zordur.
Kurtarma Ekolizasyonu
Ekolayzır, frekans alanlarının sinyal seviyesini yükseltip
azaltabilen cihazlardır. En basit ekolayzırlar pekçok müzik
setinde bulunan bas ve tiz kontrolleridir. Bas ayarı 250 Hz altındaki
sinyallerin seviyesini azaltıp çoğaltır. Tiz ayarı ise 6 Hz
üstündeki sinyallerin seviyesini etkiler.
Müzik setinizde bas ve tiz düğmeleriyle sesin tonunu ayarlarken bazı
enstrumanların harmoniklerini arttırırsınız ve kimi zaman da
diğer enstrumanların frekans ayarlarıyla oynarsınız.
Mix sırasında enstruman seslerini ekolize ederken özellikle maskeleme
olarak adlandırdığımız ikinci dinleme sınırlamasının
etkisi altında kalırsınız.
Profesyonel ve Ev Tipi Ekolayzırlar
Profesyonel stüdyolarda farklı ayarlarda pek çok ekolayzır kullanımı
vardır. Bunlar genellikle 4 banddır, yani aynı anda 4 frekansın
ayarlanabildiği sistemlerdir. Frekans cetvelinde en önemli olanı
orta frekanslardır.
En son model pahalı
mikserler ve kayıt edici+mikser üniteleri bireysel enstrumanların
tonlarını ayarlamak için sadece bas ve tiz kontrollere
sahiptir. Bu tip üniteler evde profesyonel tını elde edebilmek
için yeterli olanağı sağlayacak özelliklere sahip değildir.
Etraftaki birsürü çok
ucuz üniteden birazcık daha
pahalı mikser ve kayıt edici+mikser ünitesi her kanal için
ayrı ayrı “çok geniş ayar olanağı veren” orta seviye
ekolayzır desteğine sahiptir. Bu ayar olanağı profesyonel
mikserlerde hazırlananlara çok yakın sonuçlar elde
edebilmemizi sağlar. Geniş spektrumlu ortadeğer frekans kontrolü,
frekans cetvelinin ortasındaki frekansların ayarlanabilmesini sağlar.
Diğer ortadeğer ayar potlarıyla bunların değerleri daha arttırabilir
veya tamamen kesebilirler.
Ev tipi ekolayzır kontrolleri
Profesyonel ve üst düzey ev tipi kayıt cihazları en azından ortadeğer
ekolizasyonlar için 2 pota sahiptir.
İlki frekans potudur. Frekans potu “merkez frekans”ı baz alarak
frekansı en yüksek ve en düşük değerler arasında ayarlama
yapar. Standart ev-kayıt cihazlarının merkez frekansları
250Hz-5kHz arasında değişkenlik gösterir.
Profesyonel mikserlerin frekans potları stüdyo teknisyenlerinin ses
ayarlarını tam olarak
yapabilmeleri amacıyla ayrıntılı olarak etiketlenmiştir. Ev
tipi kayıt cihazlarının etiketlenmesi
ise genellikle biraz daha detaysızdır. Çoğunlukla potun
ayarlayabildiği en üst ,en alt ve orta (flat) değerler yazılmıştır.
İkinci kontrol ise miktar potudur. Birinci potla ayarlanan frekansın
sinyal gücünü arttırmaya veya azaltmaya yarar. Profesyonel
ekolayzırlarda bunun dB ayarı olarak yazıldığını görürsünüz.
Bir dB yaklaşık olarak, duyulabilen sesteki en küçük değişimleri
gösterir ve +6 dB sinyal gücünün iki kat daha fazla olduğunu
gösterir. 12 dB ise merkez frekansın sinyal gücününü 4 kat
daha güçlenmesi demektir.
Ev tipi kayıt cihazlarında genellikle değer potu etiketlenmemiş,
sadece kullanıcının daha önceki ayarlarını elde edebilmesi için
çizgilerle desteklenmiştir.
Ekolayzırlardaki "HF" kontrolü (High Frequency) 10 kHz ve üstündeki
enerjiyi arttırmaya ve azaltmaya yarar. Bunu yapan tek pot miktar
potudur. "LF" kontrolü (Low Frequency) 100 Hz ve altındaki
enerjinin arttırılması veya azaltılmasını sağlayan pottur.
Bunu ekolizasyonun miktarını ayarlayan
pot yapar.
Ev Kayıtçılarının Meydan okuması
Bir enstrumanın, diğerinin sesini maskelemesi etkisi dolayısıyla bütün
enstrumanların duyulabilmesi için ekolayzing yapılması en iyi
uygulamadır. Her durumda ev kayıtçıları bütün enstrumanları
duymadan mix yapmak zorundadırlar.
Ev kayıtçıları diğer enstrumanlarla mixlemeden önce enstrumanların
tınısı nasıl olmalı diye kulaklarını eğitmek-geliştirmek
zorundadırlar Enstrumanların tınısını kendi başlarına en
iyi sonucu verecek şekilde ayarlayabilirsiniz. Sonra bunları
birleştirirsiniz. Maskeleme mixinizi ezik ve silik bir tınıya
sokabilir. Bu enstrumanların doğal tınısını azaltır
ve böylece diğer enstrumanların içinde belirginleştirebilirsiniz.
Bu özellikle bas ve vokalller için geçerlidir. Tipik olarak bass
gitar orta seviyede çıkışlar yapar ve tellerin tınısı
mix’te iyi bir hava verir. Bass tek başına dinlendiği zaman
genel eğilim üst düzeyde doygunluk verdiğidir. Bass diğer
enstrumanlarla mixlendiğinde %90 kaybolur. Ses (vocal) genellikle
en üst düzeyde olmalı. Sesi inceltmek, diğer enstrumanlarla
birlikte çalarken iyi sonuç verir.
Gitar ekolizasyonunda, 2.5 kHz frekans değeri sık sık yükselir ve
gitar sesine yükselen çıkışlar sağlar. Eğer 2.5 kHz de 3
gitarı birden yüklerseniz gitarlardan birinin diğerinin sesini
örteceğinden emin olabilirsiniz. Bu durumdaki
doğru uygulama farklı gitarlarda azıcık farklı
frekanslar kullanmaktır, 2.5 kHz, 4 kHz ve 5 kHz gibi.
Tavsiye edilen ekolizasyon
ayarları
Yılların deneyimi ve yapılan hatalardan alınan dersler , ev kayıtlarında
nasıl temiz sesler
elde edileceği konusunda bize epeyce bilgi birikimi yarattı. Pek
çoğumuz profesyonel işler yapmaya başlamak için çok fazla
beklemek istemeyiz.
Mix yaparken en çok kullanılan ekolayzing ayarlarını sizler için
derledik
Davul:
+9
dB LF
-12
dB MF 400Hz’de
+6
dB HF
Ritm
Gitar 1 (En temiz)
+3
dB LF
+6
dB MF 2.5 kHz’de
Ritm
Gitar 2
+1.5
dB LF
+6
dB MF 4.0 kHz’de
+1.5
dB HF
Lead
Gitar
+6
dB MF 5 kHz’de
+3
dB HF
Lead
Vokal
+3
dB MF 3.5 kHz’de
+3
dB HF
Arka
Vokaller
+1.5
dB LF
-6
dB MF 3 kHz’de
+3
dB HF
Bass
Gitar
+2
dB LF
+4
dB MF 400 Hz’de
Önerilen ayarları uygulamak
Ekolizasyon ayarları iyi kalite mikrofon kullanımı ve bunların doğru
yerleşimi ile temelden bağlıdır. Bass için ekolizasyonda
enstrumanı doğrudan miksere bağlayarak ve bas frekansın ton ve
volüm kontrollerini en sona dayayarak iyi bir sonuç elde
edebiliriz..Vokal ekolizasyonunda
erkek vokalistler için yaklaşık olarak 20 cm.
mikrofondan uzakta durmak gereklidir.
Bu önerileri kesin
kurallar olarak görmeyin. Farklı enstrumanlar ve farklı
mikrofonlarla farklı sonuçlar elde edersiniz. Özellikle
gitarlarda pek çok değişik ayar tipi keşfedebilirsiniz. Çünkü
gitarda ve amfilerde ayrıca ton kontrolleri vardır. Bunlara ek
olarak farklı gitarlar ve farklı amfilerle de farklı tonlara
ulaşırsınız. Bass için ekolizasyon en tutarlı olanıdır. Ne
tip ayarlama yaparsanız yapın doğru bir başlangıç için ilk
adımı atmışsınız demektir.
Demo Tape
Demo teyp kaydı alınca kayıt ettiğiniz enstrumanların ekolize
edilmiş ve edilmemiş hallerini dinleyebilirsiniz. Böylece
ekolize edilmiş enstrumanların tınısını dinleyebilir ve yeni
ayarlar yapmak için bunları karşılaştırabilirsiniz.
Çok kanallı Analog kayıt ip uçları
Analog kayıt yaparken çok kanallı kayıt edicilerde genellikle teyp hızını
en üst seviyeye getiririz. Bu arada gürültü giderici filtreyi
(noise reduction) devreye sokarız. Bu uygulamanın sonuçları
memnuniyet vericidir. Elbette bunun için ev tipi kayıt cihazınızda
ayarlanabilir hız ve gürültü giderici filtre özelliklerinin
bulunması gereklidir. Bu durumun bir dezavantajı ise kayıt yaptığınız
kasedi standart cihazlarda kullanamaz oluşunuzdur. Yani mutlaka
bir başka standart cihaza (dat-cd-md v.b.) master almalısınız.
TDK-SAX-60 ve Maxell XLS-II/60 kasetler yeterli sonuçları veriyor. 60
dakikalıktan daha uzun kaset kullanmayın. Uzun kasetler daha çabuk
deforme oluyor, sıkışıyor veya geriliyor.
Bir önemli nokta daha: Dış kanallar (örneğin 4 kanallı cihazda
4.kanal) iç kanallara oranla daha düşük sinyal çıkışı
veriyor. Midi tetiklemeli cihazlarda genellikle 4. kanala midi
data kaydediliyor bu nedenle.
Veee önemli bir uyarı ! Çok kanallı cihazlarda asla metal kaset
kullanmayın. Nedeni çok basit. Metal bantların üzerinde
minicik metal partiküller vardır. Bunlar kayıt kafasının ömrünü
azaltır. Özellikle yüksek hızlı kayıt ve okumalarda kafaya
ciddi zararlar verir. Tek neden bu değil. Kaset çalarlarda
genellikle özel bir silici kafa vardır. Bu silici kafa metal
bant üzerine bias dengesini yazar. 4 ve 8 kanallı analog kayıt
edicilerde bu silici kafa yoktur.
Çok kanallı kayıt edicilerde mümkün olan en yüksek seviyede sinyal
girdisi ayarlayın. Böylece çok kanallı kayıt edicilerin göreceli
olarak zayıf preamfilerindeki olası gürültüleri örtmüş
olursunuz.
Buraya kadar sabırla okuduysan iyi yoldasın demektir. Umarım
kendine uygun çıkarımları yapabilirsin, ben de sevindirik
olurum.
Bu yazı Robert Dennis’in yazısından
yararlanarak hazırlanmıştır.
|