|
Ev
Kayıtlarına Başlarken
Evinizdesiniz...
Müzik üretiyorsunuz ve bunu en ucuz biçimde kayıt ortamına
aktarmak istiyorsunuz. Yolun başında olanlara ve hafif yol almış
olanlara yönelik bu yazıyı okuyun yararlı olacaktır.
Müzikle
uğraşıyorsanız ve fazla paranız yoksa size tavsiyemiz hemen
bir 4 kanallı portatif stüdyo (kayıt ünitesi ve basit mikseri
üzerinde bulunan cihazlar) edinin.
4 Kanallı kaset kayıt eden portastüdyolar bir müzisyen için
en faydalı aletlerden biridir. Bunlar müziğinize hakim olmanıza
yardımcı aletlerdir.
Çalışmalarınızda ilhamınızın ürünlerini bu cihazlarla örnekleyebilirsiniz.
Diğer gruplarla yardımlaşabilir, stüdyo kaydı öncesi prova
zamanınızı kısaltabilirsiniz. Eserlerinizin demo kayıtlarını
yapabilirsiniz. Bu demoyla parçalarınızı pazarlayabilirsiniz.
Ve bu sistemi kaliteli bir mikrofonla birlikte oldukça hesaplı
fiyatlara edinebilirsiniz.
Çalışmalarınızı yaptığınız kayıttan izlerken
eksiklerinizi ve hatalarınızı anlayabilirsiniz. Yeni arayışlar
için kafanızda değişik fikirler oluşabilir.
Ayrıca 4 kanallı portatif stüdyonuzda, hoşlandığınız, tarzı
size uyan albümlere eşlik etme ve kendinizi geliştirme şansınız
da var. İster piyasadan aldığınız albümlerle, isterseniz müzik
dükkanlarında satılan eğitim kasetleriyle bu çalışmayı
yapabilirsiniz. 4 kanalın ilk ikisini okuma konumuna getirdiğinizde
herhangi bir piyasa kasetini stereo dinleme şansına sahip
olursunuz. Elbette teyp hızını standartta tutmak koşuluyla. Diğer
iki kanala da kendi performansınızı kaydedebilirsiniz.
Bunun yanında kendi çalışmalarınızı overdub denilen üstüste
kayıt işlemiyle zenginleştirebilir ve basit demo kayıtlarınızı
yapabilirsiniz. 1.kanala ritm gitar, 2. kanala bass, 3.kanala
tercihinize göre, vokal/bass veya diğer bir enstrumanı ,4.kanal
da basit bir org kullanarak loop ritm kaydedebilirsiniz. Kaset
kullanan portatif stüdyolarda 1 ve 4.kanala alçak frekans kayıtlar
yapmayın yani bass gibi. Bir miktar kayıp oluyor. Ayrıca ritm
veya solo çaldığınız kanallara aynı anda vokal kaydı
yaparsanız bir kanal kazancınız olur ve bu kanalı bir başka işlemde
kullanabilirsiniz. Üst üste kayıt yaparken, diğer kanalları
kulaklıkla dinlemeniz gerektiğini söylememize gerek yok
herhalde. Yoksa feedback sorunları yaşar ve diğer kanal kayıtlarının,
her kanala sızmasına neden olursunuz.
Kaset
üzerine kayıt yapan bu portatif stüdyoların bir gömlek ileri
modellerinde gürültü kesici ses filtreleri, değiştirilebilir
teyp hızı, kanal EQ ayar olanakları, midi tetiklemesi, punch
in/out (parçanın istenilen bir bölümüne giriş/çıkış
noktası vererek kayıt yapabilme) gibi birtakım özellikler
bulunuyor. Evde tek başına kayıt yaparken bu özellikler epeyce
yararlı oluyor.
Grup
elemanları ile sık sık bir araya gelemiyorsanız 4 kanallı
portastüdyolar size bu açığı kapattıracaktır. Herkes kendi
partisyonunu farklı bir kanala kaydederse, diğer elemanlar tek
başlarına prova yapabilir ve grup tekrar bir araya geldiğinde
ciddi bir zaman kazancı sözkonusu olur.
Bu
tür sistemlerin pek çok kısıtlaması olmasına rağmen başarılı
binlerce müzisyen projelerini bu cihazlarda geliştirdi. Prodüktörlere
dinletmek için küçük stüdyolara girip hücum veya demo kayıt
yapabilirsiniz. Ama demo kayıtlarınızı yapabileceğiniz böyle
ucuz ve basit sistemler uzun vadede sizler için daha yararlı
olur.
Günümüzde
bilgisayarlar ve digital portatif stüdyo sistemleri giderek
ucuzluyor. PC tabanlı bir müzik istasyonu kurmak istediğinizde
paranın büyük bölümü kaliteli bir ses kartına ve programa
gidiyor. Bu konuyla ilgili ayrıntılı bir yazıyı hazırlıyoruz.
Digital portatif stüdyolar şu sıralar hâlâ 2000 $
seviyesinde. MD, Zip Disk veya Hard Disk üzerine kayıt yapan
digital portatif stüdyolar hem kayıt kanalı hem de edit konularında
daha geniş olanaklar sağlarken kayıt kalitesinde analog
sistemlerde karşılaştığımız aktarma kayıplarını da
ortadan kaldırıyor. Ama özellikle alçak frekanslarda analog
seslerin doygunluğu arıyorsunuz. Eh o kadar kusur kadı kızında
da olur derler. Kanal eq, multi efekt sistemlerini hatta gitar
tuner gibi yardımcı unsurları da bünyelerinde barındıran
digital sistemler ev kayıtlarında ufkunuzu alabildiğine açacaktır.
Benim kullandığım Tascam 644, 1992 model 4 kanallı analog bir
portatif stüdyo sistemi. Özellikle mikser bölümü çok kullanışlı.
Midi tetiklemesi, dolby gürültü giderici, ayarlanabilir teyp hızı,
8 ana kanal+8 sub kanal mikseri, punch in/out, prova gibi kayıt
seçenekleri, elektronik çaprazlama/sistem hafızası, mekaniği
logic kontrollü bir potatif stüdyo. Pek çok ihtiyacımı hâlâ
karşılayabiliyor. Şimdi bu kapasitedeki analog sistemleri
ikinci el piyasasında çok uygun fiyatlara edinebilirsiniz.
Teyp
Kasetlerindeki hıss sesini giderebilmek için dolby NR (gürültü
kesici filtre) kullanırken teyp hızını da en seviyeye
getirebilirsiniz. Teyp kafasını temiz tutarak ve yüksek
kaliteli kaset kullanarak bu sorunları bir ölçüde
giderebilirsiniz. Metal kaset kullanmamanızı tekrar hatırlatıyorum.
(bkz. Kayıt Teknikleri-1)
Kanal
kullanımı
Tipik
kayıt uygulaması şöyle yapılır:
1.kanala gitarı kaydedin. Sonra 1.kanalı kulaklıkla dinlerken
2.kanala şarkıyı söyleyin. Öncesinde 2 kanal birden kayıt
etmişseniz, o zaman 1 ve 2.kanalları kulaklıkla dinlerken
3.kanala şarkıyı söylersiniz. Buna overdub diyoruz. Eğer 4
den daha fazla kanala ihtiyacınız olursa, 1,2 ve 3.kanalları
4.kanala miksleyebilirsiniz. Buna da bounce track diyoruz. Böylece
üst üste kayıt işleminizi istediğiniz kadar arttırabilirsiniz.
Ama bu durumda banttaki hııss sesi artar ve ses kalitesi düşer,
boğuklaşır.
Kanalları bounce yaparak stereo miksleme işini en fazla 1 kez
yapabilirsiniz. Bundan daha fazla aktarmada stereo özelliğinden
uzaklaşırsınız. Bir diğer yöntem, stereo sistemde,
enstrumanların konumlarını (sağ-sol) önceden planlamaktır. Böylece
1,2 ve 3. kanalları sağa yatırdığınız enstrumanlarla
miksersiniz; daha sonra da sola yatıracağınız enstrumanların
kaydını alabilirsiniz. Üzerinde çalıştıkça kendiniz de
yeni prensipler üretebilirsiniz.
Kayıt sıralamasını arka planda kalan enstrumanlardan, öne çıkacak
enstrumanlara doğru yaparsanız, bounce işlemlerinde kalite
kaybeden sesleri bir ölçüde perdelemiş olursunuz.
Yine benzer frekans seviyesindeki, EQ ayarındaki enstrumanları
veya aynı efekti uyguladığınız enstrumanları birlikte ara
mix yapın. Bu da son miksinizi yaptığınızda, enstruman
seslerinde daha uyumlu görüntü sağlar.
Ayrıca vokalleri en sona bırakıp bounce işlemini uygulamamaya
çalışın. Son değişiklikler için size serbestlik sağlar.
Son miksinizi yaparken de vokallere istediğiniz efekti uygulamanız
ve ses dengelerini değiştirmeniz böylece mümkün olur.
Kayıt
yaparken en önemli unsurlardan birisi de kayıt seviyesidir.
Temiz bir kayıt için mutlaka VU meter veya ledlerden yapılmış seviye göstergeleri
kullanmalısınız. Bazı portatif stüdyolarda bu göstergeler
bulunmayabilir. O zaman en azından
böyle bir göstergesi olan teyp kullanın. Ses
seviyelerinde duyduğunuz ve kayıt ettiğiniz sinyaller arasında
fark olabilir. Kullandığınız mikrofon, enstruman, mixer veya
bandın kalitesi bu durumu oldukça etkileyen faktörlerdir. Bu
nedenle bir deneme kaydı alın ve kulağınıza doğru gelen
dengelemeyi yapın. Ses şiddetini gösteren VU meter göstergesinde
pik seviyesi (ibrenin en üst volümde vurduğu en üst nokta) kırmızı
bölgeye geçmemeli ama o sınır çizgisinin yakınında olmalı.
(0dB) Kayıt sırasında müziğin hafiflediği yerlerde ses
seviyesini açmayın. Yapmanız gereken, kayıt ettiğiniz parçanın
en üst seviyede çalındığı yerde pik seviyesini ayarlamaktır.
Sonrası mixdown işleminde yapılacaktır.
Miksere
girdiğiniz enstrumanın seviyesi düşük geldiği zaman trim
potuyla yükleme yapabilirsiniz. Bu ayarlamayı yaparken kanal
faderlarını (slider) 0 konumuna getirip trim potunu öyle
ayarlayın. Yoksa faderın ayar marjlarını kısıtlamış
olursunuz.
Eğer
ses şiddeti kırmızıyı geçerse seste yırtılmalar
(distortion) oluşur. Çok düşük olursa da bantta oluşan hıss
sesi enstruman sesini kirletir.
Miksere
enstrumanları girdiğinizde kanal giriş sinyalini ayarlayan
mic/line seçimini doğru yapmanız gerekir. Elbette mikrofon
kullandığınızda mikrofon seçeceksiniz. Ama elektro gitar ve
bass gitar girişlerini doğrudan miksere yapacaksanız mic
konumunu seçin. Çünkü bu iki enstruman, mikrofonla benzer
sinyal karakteristiğine sahiptir. Ancak herhangi bir efekt
proccessor üzerinden enstrumanları girdiğinizde yine line seçeneğini
seçmeniz daha doğru olur.
Mix
Down
Bütün
kanal kayıtlarını yaptıktan sonraki aşama parçanın
mikslenmiş kaydını almaktır. Buna mix down diyoruz. Parçanın
son miksini yaparak başka bir kaset/dat/md/cd gibi ortama kayıt
alma işlemi olan mix down, son işlemimiz. Kayıt seviyesine bu
noktada da dikkat etmeniz gerekiyor. Ancak burada pik seviyesinin
kırmızı çizgiyi azıcık zorlamasına izin verebilirsiniz.
Burada sizin yaratıcı gücünüz ve kulağınız önemli bir
etkendir. Enstrumanların seviyesini, pan pozisyonlarını, EQ
ayarlarını dilediğinizce yapın. Ama vokal ayarında dikkat
etmeniz gereken birşey var. Elinizde harmonizerlar, analizerlar,
efekt cihazları olmadığını varsayıyorum. (Bunlar için ciddi
bir bütçe ayırmanız gerekir) Bu durumda vokali enstrumanlarla
harmanlamakta zorluk çekeceksiniz. Şarkı sözleri ya müzik içinde
kaybolacak ya da anlamsız bir kopuklukta üstte kalacaktır. Eğer
tiz EQ volümünü 1 Khz de bir kıl arttırırsanız
vokalleri müzikle harmanlamakta biraz daha iyi sonuç elde
edersiniz. (Yani tiz ayar potunu birazcık açın)
Pan
ayarlarında müziği taşıyan enstrumanları hiçbir zaman tam
sağa veya sola yatırmayın. Yine duvar tabir edilen synth
sesleri, yaylıları da tek tarafa yatırmaktan kaçının. İki
gitarınız varsa bunları eşit miktarlarda sağ veya sola yatırabilirsiniz.
Yine tam olarak yatırmamanız daha iyi sonuç verir. Ana vokali
merkezde tutun ve arka vokalleri de yine eşit miktarlarda sağ
veya sola yatırabilirsiniz. Davulu da az miktarda sağa veya sola
yatırırsanız hoş bir derinlik sağlar.
Mix
sırasında otomasyon sistemleriniz olmadığı için belleğinizi
ve parmaklarınızı kullanmalısınız. Kaydettiğiniz parçada
mutlaka pan değişimleri veya ses seviyesinde ayarlamalar ya da
efekt uygulamaları isteyeceksiniz. Birkaç provadan sonra istediğiniz
sonucu elde edebilirsiniz. Kendinize işaret noktaları yaratmak için
tape counter'ı kullanın. Bazı durumlarda istenmeyen seslerden
dolayı kanal sesini tamamen kapatmanız gerekebilir. Köpek
havlar, araba geçer, öksürürsünüz v.b. Bir uyarı: Mutlaka
provalarınızı da kaydedin bazen iyi sonuç elde edebilirsiniz.
"Tüh! Niye kaydetmedim iyi olmuştu " diye hayıflanmaktan
kurtulursunuz.
Miks
down için Hİ-Fi sistemi olan bir video recorder da
kullanabilirsiniz. Nitekim ADAT bu çalışmalardan filizlenmiştir.
Bant genişliği daha geniş olduğundan video bantların kayıt
kalitesi (analog sistemlerde elbette) teyp bantlarından daha yüksektir.
Buradan çoğaltma yaptığınızda daha iyi bir ses kalitesi elde
edersiniz.
Diğer
bir önemli nokta kayıtlarınızı temiz yapmanızdır. Yani
herhangi bir efekt uygulamadan kaydedin. Böylece sonraki mix
downlarda farklı yöntemler deneyerek değişik tınılar elde
edebilirsiniz.
Eğer
müzik setinizde ayrılabilir bir Equalizeriniz varsa bunu kayıtlarınızda
kullanabilirsiniz. Önemli bir nokta: Dinleme koşulları farklı
olacağı için (bkz Kayıt Teknikleri-1) mümkün olduğunca uç
noktalarda equalize ayarları yapmayın. Sizin "ne güzel
oldu" dediğiniz bir miksi başka sistemde dinlediğinizde
hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.
Eğer
grup halinde çalarak parçanızı kaydetmek istiyorsanız aynı
anda birkaç kanala birden kayıt yapmanız ve akustik aletleri
(davul, gitar, keman, flüt v.b.) mümkün olduğunca birbirinden
yalıtmanız gerekecektir. Örneğin kulaklıkla dinleme sağlayarak
(monitoring) farklı odalarda akustik enstrumanları çalabilirsiniz.
Ama elektronik aletler kullanıyorsanız grup kaydı yapmanızda
teknik bir sorun yaşamazsınız. Tek derdiniz kanal kayıtlarının
temiz olmasını sağlamak olmalıdır. Davul kayıtlarınızı önceden
çok mikrofonlu yapıp sonra bu kaydı bounce yöntemiyle tek
kanala indirgeyebilirsiniz. Eğer biraz zekanızı kullanır iyi
bir kanal trafiği planlaması
yaparsanız davul kaydınız stereo olabilir. Ama davul kayıtları
için en az(!) 3 mikrofona ihtiyacınız olacaktır.
Neye
ihtiyacınız var?
4
kanallı bir porta-stüdyo
Shure
SM-58 veya SM-57 mikrofon ve mikrofon ayağı
Mikrofon
için XLR uçlu kablo (Porta stüdyonuzun mikser girişinde XLR
girişiniz yoksa mikrofon kablonuzu XLR-Jak olarak hazırlamalısınız.
Bu arada XLR unbalanced olduğu için kablo uçlarının doğru bağlandığından
emin olun. Yoksa "niye mikrofondan ses çıkmıyor "
diye yırtınır durursunuz.) Yeni tip mikserlerde hem XLR hem de
Jak takabileceğiniz yeni bir dişi bağlantı modülü bulunuyor.
Yararlı bir buluş. Bu arada mümkün olduğunca fiş adaptörleri
kullanmaktan kaçının sinyalinizi kirletme ihtimali var.
Başlamak
için bunlar yeterli. Elbette boş teyp kaseti, kulaklık, gitarınız
için kablo gibi bir sürü ıvır-zıvıra da ihtiyacınız var,
onları saymıyorum.
Bu
arada kayıtlarınızı banyoda veya boş bir garajda, kömürlükte,
çevrenizdeki metruk bir yapıda yaparak doğal reverb etkisi
yaratabilirsiniz. Hamama gitmeyi denemeyin rutubetten cihazları
çöpe atarsınız. Üstelik tellakların kurbanı olabilirsiniz.
Sonuç
Bu
asgari sistemle ilk kayıtlarınızı yapabilirsiniz. Piyasadaki
fiyatlar çok değişken ve pazarlığa açık. Müzik dükkanlarına
gitmeden önce müzik sitelerinin ilan sayfalarına bir göz atıp,
aranıyor ilanı verin. Bir cihaz bulursanız dikkat etmeniz en önemli
unsur, cihazın kafa durumudur. Bunu da çeşitli yöntemlerle
test edebilirsiniz. Sakın ha kafasını değiştiririm düşüncesiyle
ucuz bile olsa portatif stüdyo satın almayın, elinizde patlar.
Eğer ikinci eli "sahibinden" bulamıyorsanız sizi Tünel'e
davet ediyorum. Artık orada dükkan sahibinin insafıyla doğru
orantılı bir cihaz edinebilirsiniz. Epeyce konsinye bırakıyorlar
dükkanlara.
Piyasada ne tip modeller olduğunu da üretici firmaların
internet sitelerine gidip bulabilirsiniz. Bu konuda Tascam/TEAC,
Fostex, Yamaha, Roland size geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.
Elbette paranız oldukça digital sistemlere geçebilir, daha
kaliteli mikrofon/lar kullanabilir, kendinize kompresör/limitör,
efekt cihazları alabilir, kaliteli monitöring sistemleri
edinebilirsiniz. Ama bu kadar yüksek maliyetlere bulaşmadan
sizleri digital dünyaya davet ediyorum. Küçücük bir programla
bilgisayarınızda kayıt yapabilir ve bunun üstünde istediğiniz
cambazlığı uygularsınız. Ayrıca samplerlar, efekt
proccessorlar ve pahalı kayıt cihazlarına milyonlarca lira da
yatırmanıza gerek kalmaz.
Kayıt
teknikleri üzerine yazılarımız sürecek. Umarım yararlı
oluyordur.
|